Site En Üstü 728x90 - 970x90

Site Sol Reklam Alanı  120x600

Site Sağ Reklam Alanı  120x600

26-04-2017 18:02 SİYASET

Aksoy'a Sert Tepki “Kadına Saldırmayı Yiğitlik Olarak Görmesin”

Arslanlar’da usulsüz bir şekilde Kültür Merkezi yapımına red oyu veren Gazetemiz Sorumlu Yazı İşleri Müdürü ve CHP Meclis Üyesi Serap Karaoğlu’na Safranbolu Belediye Başkanı Necdet Aksoy tarafından hakaret edilmesine CHP İl Başkanı Av. Erdoğan Dinçel tepki göstererek, “İktidarın desteğini arkasına alarak bir kadına saldırmayı, hiç kimse yiğitlik olarak görmesin. Hepimiz yarın bu sokaklara çıkıp, yürüyeceğiz. Sayın Belediye Başkanı, görevi bittikten sonra, sade bir vatandaş gibi sokağa çıkıp gezdiğini inşallah hep beraber görürüz” dedi.

Aksoy'a Sert Tepki “Kadına Saldırmayı Yiğitlik Olarak Görmesin”

Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Av. Erdoğan Dinçel, geçtiğimiz günlerde Safranbolu Belediyesinin yapmış olduğu, Belediye Meclis Toplantısı’nda Arslanlar’da usulsüz bir şekilde yapılması planlanan Kültür Merkezi yapımına red oyu veren CHP’li Meclis Üyesi Serap Karaoğlu’na Belediye Başkanı Necdet Aksoy tarafından hakaret edilmesine tepki gösterdi. Parti binasında CHP Safranbolu İlçe Başkanı İbrahim Ayhan ve CHP’li Belediye Meclis Üyesi Serap Karaoğlu ile birlikte bir basın toplantısı düzenleyen İl Başkanı Erdoğan Dinçel, kadına hakaretle yiğitlik yapılamayacağını ifade ederek, “Safranbolu Belediye Başkanlığı, Arslanlar’da bir Kültür Merkezi yapılması ile ilgili bir gazete ilanı vermişti. Bu gazete ilanı Karabük’te çok tartışıldı ve değerlendirildi. Kültür Merkezi yapımı için, bağış yapılması konusu ile ilgili bir ilandı bu. Ancak, daha sonra Belediye Yönetimince görüldü ki, yapılan bu ilan nedeniyle Safranbolu Belediyesi’nde bir Belediye Meclis Kararı yok. Belediye Meclis Kararı olmayan konuda, bir ilan verildiği anlaşıldı. Bunu bir eksiklik olarak görüp, hemen geri çekildi. Bu çok ciddi hatayı, basit bir eksiklik gibi değerlendirip, üzerini kapatmaya çalıştılar. Apar topar Safranbolu Belediye Meclisi, toplantıya çağırıldı. Geçtiğimiz günlerde yapılan toplantıda, bu konu yeniden olağanüstü gündemde değerlendirildi. Belediye Meclisinde görev alan, Belediye Meclis Üyelerinin oradaki görüşmeler ve alınacak kararlar ile ilgili serbest iradesini kullanarak, ‘EVET’ veya ‘HAYIR’, ‘KABUL’ veya ‘RED’ oyu kullanma hakkı vardır. Bu Belediye Meclis Üyesinin en doğal hakkıdır. Alınmak istenen karar, parti kurullarımızca değerlendirildi. Yaptığımız incelemelerde ve değerlendirmelerde, bunun hukuka ve usule uygun olmadığını gördük. Bu tür işlemlerde bir ihale açılması gerekmektedir.” dedi.

“Adı nedir bunun? Sayın Belediye Başkanı’nın ifadesiyle ‘şartlı bağış’. Şartlı bağışı kabul etmek…” diyen Dinçel, şöyle konuştu:

“Ben böyle bir yöntem duymadım hiç bu güne kadar. Belediye Meclis Toplantılarında da, hukukçu olarak da duymadım. Şartlı bağışı kabul etmek diye bir Belediye Meclis kararı alınamaz. Nedir şartlı bağış? Sayın Belediye Başkanı’nın ifadesiyle, oraya isim hakkı vermek ve otoparkı kullanmak karşılığı bağış… Yapılan bir işin karşılığı varsa, onun adı bağış olmaz. Bağış, karşılıksız yapılır. Yapılacak işler için kesinlikle bir ihale açılması gerekmektedir. Bu düşünce ile Belediye Meclis Üyelerimizle, Sayın İlçe Başkanımız ve İlçe Yönetimi toplantı yaptı. Bu konuda hukuksuzluk ve usulsüzlüğün engellenmesi düşüncesiyle bu duruma RED oyu kullanılmasında karar verdiler. Bu çerçevede, Belediye Meclis Üyemiz Serap Karaoğlu, söz alarak muhalefetini diretti ve ‘RED’ oyu, ‘HAYIR’ oyu verdi. Ancak ne yazık ki, Sayın Belediye Başkanı bir kişinin ‘RED’ oyuna tahammül edemedi, her zamanki fevri tavırlarıyla, çok çirkin tavırlarıyla, Sayın Belediye Meclis Üyemize hakaretler yağdırmaya başladı. Belediye Meclis Üyemize hakaret ederken, aynı zamanda onun şahsında partimize ve CHP’lilere de hakaretlerini sürdürdü. Bu anlayış son zamanlarda kendi dediğinin karşısında olan, hukuksuzluklara, usulsüzlüklere karşı, yasalara karşı, olanlara yasalara davet eden, bu konuda tavır koyan insanlara, vatan haini deme alışkanlığını ne yazık ki yoğunlaştırdı ve son zamanlarda bu siyasi anlayış tarafından alışkanlık haline getirdi. Sayın Belediye Başkanımızın yapmış olduğu açıklamalarda, yakışmayacak bir şekilde, bir Belediye Meclisi Üyesine, özellikle bir kadına yapmış olduğu hakaretleri bizleri çok üzmüştür. İktidarın desteğini de arkasına alarak bir kadına saldırmayı, hiç kimse yiğitlik olarak görmesin. Kadına hakaretle, yiğitlik yapılmaz. Arkasına güvenerek, yiğitlik yapılmaz. Hepimiz yarın bu sokaklara çıkıp, yürüyeceğiz. Sayın Belediye Başkanı, görevi bittikten sonra, sade bir vatandaş gibi sokağa çıkıp gezdiğini inşallah hep beraber görürüz. CHP’nin hiçbir hizmete karşı olmadığını ama bu hizmetlerin yasalara ve hukuk çerçevesinde yapılması gerektiğini ifade ediyorum.”

“Hizmeti Değil, Hukuksuzluğu Engelliyorum”

Gazetemiz Sorumlu Yazı İşleri Müdürü ve CHP Belediye Meclis Üyesi Serap Karaoğlu ise yaptığı açıklamada, hiçbir zaman belediyenin hizmet etmesini engellemeye çalışmadığını, belediyenin hukuksuz işlem yapmasını engellemeye çalıştığını söyledi. Karaoğlu, “Safranbolu Belediye Meclisi’nin olağanüstü toplantısında, Arslanlar’a yapılmak istenen Kültür Merkezi ile ilgili bir Belediye Meclis Toplantısı gerçekleştirildi. Bende, CHP Belediye Meclis Üyesi olarak, hem Partimin hem de şahsımın kararıyla, burada yapılan işlemin uygun olmadığı düşüncesiyle toplantıda da çekincelerimi belirttim. Öncelikle Belediye Meclisi, bir bağışı kabul ederse, o bağışın bir mahiyeti olur. Bağışın, somut, elde tutulan bir şeyi olur. Paraysa, miktarıdır. Gayrimenkulse, gayrimenkulün ne olduğu bilinir. Ancak buradaki bağışın ne olduğu bilinmiyordu. Kültür Merkezi’nin bağış yoluyla yapımı diye önümüze geldi. Ben bunun doğru olmadığını söyledim. Mülkiyeti belediyeye ait parselde bir şey yapılması planlanıyorsa, mutlaka ihaleye gidilmesi gerektiğini söyledim. İhalede, şartnamede belirli kriterler konulur. Eğer bağış yapmak isteyen arkadaş altındaki otoparkı almak istiyorsa, sizde bu şartnamede bunu belirtirsiniz, ihaleye gider, alırsınız diyerek kendimin ve partimin kararını mecliste belirttim. Ancak Belediye Başkanı, her zamanki tavrıyla, bu karşı çıkışımın ‘ben bağışı kabul etmiyorum, Safranbolu’da yapılacak olan hizmetlere engel olmak için muhalefet yapıyorum’ olarak algılandı. Defalarca belirtmeme rağmen, yöntemin usulsüz olduğunu belirtmeme rağmen, ihale ile yapılması gerektiğini savunmama rağmen, konu hakkında ısrarcı oldu. Meclisteki toplantı bittikten sonra oylamaya geçildi. Oylamada ben ‘RED’ oyu kullandım. Belediye Başkanı ve 3 tane belediye meclis üyesi arkadaşımız da, çekimser oyu kullandı. Belediye Başkanı her nedense, bu kararın oy birliği ile geçmesini istediği için oyları tekrarlattı. Tekrar oy kullandık. İki çekimser arkadaşımız ‘EVET’e döndü. Ama ben tavrımı değiştirmedim. Çünkü birdir ve o doğrunun da arkasındayım her zaman. Ondan sonra gerçekleşen olaylar, Belediye Başkanını gerçekten burada saygısız buluyorum. Bu durumda partime yapılmış olan saygısızlık olarak görüyorum. Kendisi, bana ‘nerede zararlı bir iş varsa, siz oradasınız’ diye bir tavır sergiledi. Bunu açıklamasını istiyorum. Hangi zararlı işte, nerede olmuşuz? Bunu bana hangi gerekçe ile söyledi bunu bilmiyorum. Hiçbir zaman Belediyenin hizmet etmesini engellemeye çalışmıyorum. Belediyenin hukuksuz işlem yapmasını engellemeye çalışıyorum. Belediye Başkanı olup, o makamda oturması, hiç kimseye sesini yükseltebileceğini gerektirmiyor. Buradan kendisine tekrar sesleniyorum. Konu ile ilgili benden kesinlikle özür dilemeli. Benim şahsımdan, benim partimden özür dilemeli.” ifadelerine yer verdi.


Bu haber 737 defa okunmuştur.

Etiketler :
HABERE YORUM YAZIN

DİĞER SİYASET HABERLERİ
Çok Okunan Haberler
Köşe Yazarları
Anketimize Katılın

Sadri Artunç Caddesi Trafiğe Kapatılsın Mı?

Evet
Hayır
Kararsızım