10-01-2018 16:36 GÜNDEM

ANALARIMIZ

Alper Esad KABARAN

ANALARIMIZ

  Daha karnındayken hissederiz annenin sevgisini, güveni... O sıcacık kollarda hissederiz mutluluğu. Ne dünyaya gözlerini yeni açmış buruşuk tenli yamuk gözlü bir bebek ne de tencerede pişmeyi bekleyen bir yemek tam manasıyla anlatabilir annenin değerini. 

              O saf bir sudur, kirli yüzleri yıkayan. Sütü gibi akçacık, tertemiz ve berraktır. Bir rüzgârdır, sadakati taşıyan. Bereketli topraktır, nice genç ve umut dolu yüzleri doğuran. Yuvadır anne,  evdir. Hayatın düzenidir. Kapı tıklandığında açılan mutluluk, kolalı bir yakadır anne. Ocakta kaynayan yemek, kahvaltıda demlenen çay, kızarmış sıcacık ekmektir.

            Bunca fedakârlığa rağmen ne yazık ki asırlardır Hz. Âdem’e yasak elmayı yedirdiği düşünülen bir canlı olarak görüldü anne. Yüzyıllar boyunca yaşama hakkı bile verilmeyen, diri diri toprağa gömülen, ikinci sınıf bir vatandaş olarak görülen, bir köle, bir hizmetçi olarak kullanılan, lanetli gibi bakılan bir varlıktı insanlığın gözünde.

Karanlığın en zifiri olduğu o anlarda öyle bir güneş doğdu ki dünyaya. Anneyi ayaklar altından kaldırıp baş üstüne çıkardı. Cenneti serdi ayaklarının altına.

Önce evlat oldu anne. Ama bambaşka bir evlat… Duygularını daha içli, daha yoğun gösterdi. Bir mutluluk abidesi oldu adeta. Sonra kardeş, abla, hala, teyze... Sonunda yuvayı kuran bir dişi kuş oldu. Toplumu inşa eden, geleceğin mimarı olan bir anne oldu. Yol gösteren, iyiyi, kötüyü, güzeli, çirkini öğreten ilk öğretmen oldu evladına. Babaya karşı yeri geldi duvar oldu, yeri geldi bir sözcü oldu.  Taşlaşmış kalpleri yumuşatan, körelmiş zihinleri aydınlatan oldu. Peygamber doğurdu, Fatihler yetiştirdi. Vatana evlat verdi, şehit dikti toprağa. Kırıldı ama hiçbir zaman kırmadı. Hiçbir zaman yılmadı, en zor şartlarda bile taşı aş yapmasını bildi. Her zaman bolluğun, bereketin, şefkatin, merhametin adresi oldu. Hep özlemle hasretle aranan insan oldu.

            Ama günümüzde analarının değerini bilmeyen, Üstat Necip Fazıl’ın da dediği gibi öz anasını huzur evine gönderip evinde kedi köpek besleyen birçok insan var.

Ama bizlere düşen bu insanları da görüp kendimize ders çıkarmak ve analarımızın bizlere gösterdiği merhamet ve sevgiyi, geceleri bizim başımızda beklemekten uyuyamayışlarını, yaptıkları sayısız fedakârlıkları da göz önünde bulundurarak, hak ettikleri değeri vermeliyiz. Ne yaparsak yapalım haklarını ödeyemeyiz belki ama çektikleri sıkıntılara karşılık onlara mükemmel bir evlat olarak, “Şükürler olsun emeklerim boşa gitmedi.” dedirterek, hayır dualarını alarak onları mutlu etmeliyiz. Çünkü bir hayat varsa, o hayatın hüviyetidir analarımız...  

                                                                                        Alper Esad KABARAN

                                                                                            12/D     108

                                                                          Safranbolu Anadolu İmam-Hatip Lisesi


Bu haber 80 defa okunmuştur.

Etiketler :
HABERE YORUM YAZIN

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ
Çok Okunan Haberler
Köşe Yazarları
Anketimize Katılın

Sadri Artunç Caddesi Trafiğe Kapatılsın Mı?

Evet
Hayır
Kararsızım