Site En Üstü 728x90 - 970x90

Site Sol Reklam Alanı  120x600

Site Sağ Reklam Alanı  120x600

06-10-2017 Ali Efe

Teke tek programında üç tane genç bayanımızın, “ biz Mustafa kemal’i sevmiyoruz “ sözlerini , bu program birkaç defa tekrarlandığı için, milyonların izlediğini zan ediyoruz. Bunun milyonları etkilediğini de zan ediyoruz. Ancak, kesinlikle onaylanmadığına kaniyiz.

Bize gelince : Siyaha beyaz ve beyaza da siyah denirse AKIL TUTULMASI deriz. Zira, paraşütsüz uçaktan atlanmaz. Birisi çıkar da  “ ben atlayanı gördüm derse “ yine akıl tutulması deriz. Aynen böyle : Biz Atatürk’ü sevmiyoruz. Akıl tutulması olmuştur.

Ne demek istediğimizi objektif bir şekilde canlandıralım :

Mustafa Kemal’i Samsun’a çıkışından Ankara’ya geldiği 27 Aralık 1919 tarihine kadar geçen 7 ay içinde neler yaptığını anlatmayı zait sayıyorum. Bunun için hemen öze girmek istiyorum.

Ankara’da TBMM. Açılıyor. Yeni bir hükümet kuruluyor. İstanbul hariç olarak Anadolu buradan idare ediliyor. Mondros’un ağır şartlarına rağmen düzenli bir ordu kuruluyor. İzmir’e çıkıp Ankara yakınlarına gelen Yunan istilası karşısında TÜRK KURTULUŞ SAVAŞI YAPILIYOR:. Bu süreçte, yeni hükümetin merkezi olan Ankara’ya, kurtuluşa katılmak isteyenler geliyorlar. Lozan’da dünyanın kabul ettiği bir Türk devleti ile CUMHURİYET kuruluyor. Mustafa Ke3mal idareyi halka vererek sonuca ulaşılıyor.

Elbette Ankara, İstanbul’a benzemiyor. Yaşamak sıkıntısı bulunmaktadır. Atatürk’ün  kulağına BİZ ARTIK TEKRAR GELDİĞİMİZ YERLERE DÖNMEK İSTİYORUZ sesleri gelmiştir. Atatürk, mecliste bir gizli oturum istemiştir. Bu gizli oturumda :

Efendiler : Bazı arkadaşlarımızın bulunduğumuz yoksulluk şartları içinde, bu davamızın başarılamayacağını zan ederek, geldikleri yerlere dönmek istediklerini duydum.Görüyorsunuz ki,sizleri burada tutmak için her hangi bir silaha sahip değilim. Dilediğiniz gibi memleketlerinize dönmeye hürsünüz. Hepiniz bu kararda olabilirsiniz. Fakat şunu biliniz ki bütün arkadaşlarım beni yalnız bırakıp gitseler, ben bu meclis-i Alide tek başıma kalmaya ahdettim. Düşman adım adım her tarafı işgal ederek Ankara’ya kadar gelecek olursa, ben bir elimde silahım bir elimde mukaddes Türk bayrağı, Elma dağına çıkacağım, orada tek başıma son kurşunuma kadar düşmanla çarpışacağım. Sonra da bayrağımı göğsüme sarıp şehit olacağım. bu bayrak kanımı sindire sindire içerken, ben de hayata veda edeceğim. Huzurunuzda buna and içiyorum. Ben öleyim vatan sağ olsun.

Mustafa Kemal bu sözlerini söylerken gizli oturumdaki mebusların içinde ağlamayan kimse kalmadı. YOLUNDAN DÖNMEYECEĞİZ-SENİNLE BERABERİZ  diye haykırdılar.

Sevilmeyen bu adam mı acaba ? Anonim gibi bir şiir var. Son dörtlüğünde

İşgal günlerini unutma sakın, dil uzatma Atatürk’e sebepsiz diye devam ediyor !.........

Lafın tamamı akıllıya söylenmez.


Bu yazı 99 defa okunmuştur.



Ali Efe Diğer Yazıları
Çok Okunan Haberler
Köşe Yazarları
Anketimize Katılın

Sadri Artunç Caddesi Trafiğe Kapatılsın Mı?

Evet
Hayır
Kararsızım