16-08-2017 Cemal Tatlıdil

Bir Televizyon kanalında seyrettiğim belgeselde Almanya’nın çevreye verdiği önemi ve çevre için yaptığı yatırım ve çabayı ağzım açık seyrettim, niçin bunları biz ülkemizde yapamıyoruz dedim belki bir şeyler yapılıyor ama elde edilen netice kâfi gelmediği kanaatindeyim. Almanya’nın yıllık çöp miktarının 50 milyon ton olduğunu ve bu çöpün arındırılması ayrışımı tekrar ekonomiye kazandırıldığını, elde edilen plastik, cam, kâğıt, metal vb. birçok ham maddeyi elde edip genelde otomotiv sanayinde ve diğer sektörlerde kullanarak ekonomiye olan katkısını hayranlıkla izledim. Çöp atıklarından ürettikleri gübreyi tarımda kullanmaları ise çok güzel Atık suların büyük devasa tesislerde arındırılarak nehirlere salıvermeleri tekrar kullanılması için yapılan yatırımın aslında geleceğe yapıldığını görünce niçin dedim ülkemizde de böyle bir yatırım yapılmıyor diye hayıflandım durdum. Hele yenilenebilir enerji için Almanya için az bulunan güneş nimetini güneş panelleri ile hayata geçirmeleri bir başka olay. Dünyada enerjiye ihtiyacı olmayan ne bir ülke ne bir insan düşünebilir kömürün yerini doğalgaz, elektriğin yerini güneşin aldığı günümüzde ülkeler alternatif enerjiye yönelerek hem ekonomik hem de temiz ve bitmeyen enerji için büyük yatırımlara yönelerek adeta geleceklerini garantiye alıyorlar. Tarım ise ülkelerin olmazsa olmazlarıdır hele bizim gibi tarım ürünlerinin büyük bir bölümünü ithal eden ülkelerin gelecekteki savaş, kıtlık ve afetlerle karşı karşıya kalmaları halinde o ülkelerin içine düşecekleri felaketi düşünmek bile istemiyoruz. Öyleyse ülkemizin bu konularda her türlü imkânı varken RANT uğruna büyük tarım arazilerini yapılaşmaya açmamız, su zengini ülkeyken gelecekte çıkması muhtemel su savaşlarında ellerimizi ovuşturmamız kaçınılmazdır. Ülke nüfusumuzun % 92 si şehirlerde % 8 i kırsal ve köylerde yerleşmiş olup her geçen gün şehirlere göç artarak devam ediyor, yanlış tarım politikası köylerde hayatı çekilmez hale getirmiştir. Hükümetin yeni enerji programı inşallah iyi netice verir. Halkımızın bırakın et ihtiyacını karşılaması sebze ve meyvede bile mümkün olmamaktadır, bazı haramzadelerin halkın boğazından çaldıkları lokmaların birilerin çıkıp hesap sorması gerekirken yetkililerin âcizane bir şekilde ağlamalarını anlayan beri gelsin. Sağlıklı nesillerin yetişmesi için herkesin hakkı olan ama az ama yeteri kadar olan temiz ve helal gıdayı almalıdır bu konuda sorumlu olanların hiçbir mazereti olamaz. Ülkemizin yer altı ve üstü kaynakların bir türlü harekete geçirilmemesi neyle izah edilir bilmiyorum. Kendi kendine yeter olan ülkemizin neredeyse her şeyi ithal etmenin akıllı bir izahı olamaz. Dünya çok hızlı bir şekilde alternatif enerjiye yönelirken ülkemizde gerekli önemli adımlar atılması gerekir dışarıya bağımlılık köle olmak el açmak, bu nezih milletimize hiç mi hiç yakışmaz ne teknoloji millileştirebildik ne de tarım ve hayvancılıkta ayağa kalkabildik. İşsizlik rakamları ise ayrı bir felaket. Beni karamsarlıkla felaket tellallığı yapmakla suçlayacaklara bir sözüm var gerçek rakamlara bir bakın diyorum, kişi başına düşen elektrik miktarı gelişmişliğin göstergesidir, bu ahval üzere gerçeklerin göz ardı edilmeksizin sorunların öneme binaen çözüme kavuşturulması elzemdir. Ülkeleri müreffeh bir seviyeye taşımak yöneticilerin birinci vazifeleridir. Sevdiğimiz için eleştiremediğimiz yöneticilerin beceriksizliği af edilir gibi değil. Neticede yurttaş olarak devletimizin ve milletimizin bekası için halkımızın refah ve mutluluğunu tesis etmek ülkeyi yönetenlerin vazifesidir devletimize güvenimiz sonsuzdur gerektiğinde canımızı severek veririz bu her zaman olmuştur ve olacaktır. Bu ülke hepimizin, gidecek başka yerimiz olmadığı için cennet vatanımız da karnı tok insanca yaşama hakkıyla bir ömür sürmek dileğimle herkese lazım olan emniyet ve huzur için mutlu bir hayat bizlerin olsun diyorum. HÜRMETLER BİZDEN EFENDİM


Bu yazı 3077 defa okunmuştur.



Cemal Tatlıdil Diğer Yazıları
Çok Okunan Haberler
Köşe Yazarları
Anketimize Katılın

Sadri Artunç Caddesi Trafiğe Kapatılsın Mı?

Evet
Hayır
Kararsızım