21-02-2018 Cemal Tatlıdil

Dostoyevski’nin ünlü eseri olan suç ve ceza filmi birçok kişi tarafından beğeniyle izlenmiştir. Filimde İşlediği cinayetlerin üstünü örterek kurtulan yıllar sonra kaçtığı yerden vicdan azabı neticesi kaçtığı terden gelerek cezasını çekmek üzere adalete teslim olan biri anlatılmaktadır. Vicdanı işlediği suçtan dolayı sızlayan gerçek insandır. Ülkeler insanları cezalandırmak için kanun yapmaz yapılan kanunlar suçların asgariye inmesi içindir bir nevi caydırmaktır buna rağmen şeytana uyanlar ökesine yenilenler ihtirasları yüzünden yahut başka nedenlerle insanların isteyerek veya istemeden işlediği suçlar yüzünden hüküm giymeleri kaçınılmazdır. Hiç bir ülke yoktur ki ister medeni İsterse ilkel bir kabilede olsun hiçbir suçun cezasız kalması imkânsızdır. Hapishaneler keyfi değildir zaruridir.

Suç işleyenin cezasız kalması düşünülemez çünkü bu hak ihlalidir adaletsizliktir bir toplumun korku sarmalında yaşaması çok zordur kanunların adaletle işlemesi insanların güvende olduğunun göstergesidir. Adalet terazisi şaşarsa dünyada dengeler bozulur. Ülkemizde her gün yaşanan adli olaylarda suç işleyenin cezalandırılmasında hak yerini bulmuyor, verilen cezaların çoğu caydırıcılıktan çok suça teşvik ediyor. Cezaların yetersiz oluşu adalete duyulan güveni derinden sarsıyor. Vahşice insanlara hayvanlara ve doğaya devletine ülkesine karşı işlenen suçtan utanç duyması gerekirken iyi bir iş yapmış gibi pişkin ve sırıtarak söylediği sözler insanım diyenin kanını donduracak gibi insanlıktan nasibini almamış canilerin adeta şov yaparak millete, hukuka devlete meydan okurcasına pervasızlığı akıl alacak gibi değil.

 Adeta suç makinesi olan gözü dönmüş canilerin mahkemeye takım elbise ve kravatla çıkıp iyi halden ceza indirimi almaları akıllara ziyandır. CAN YAKANIN CANI YANMALIDIR. Emniyet güçlerimizin canı pahasına suçluların peşinde koşup yakaladıkları daha sonra elini kolunu sallayarak etrafta dolaşması insanın zoruna gitmez mi, Elbette gider. Zamanında Anadolu’nun bir köyünde zorbanın biri namuslu bir kadına tecavüz eder kadın hazmedemez her şeyi göze alır Jandarmaya şikâyet eder iş mahkemeye intikal eder zorbaya hak ettiği hapis cezası verilir. Kadın biraz olsun uğradığı saldırının cezasız kalmadığı için gönlü rahatlar ve hayatına devam eder bir gün ihtiyaçları için pazara gider ne görsün o rezil herif elini kolunu sallayarak Pazar yerinde dolaşmaktadır kadın şaşırır hayret eder ‘’ demek ki bu namussuz hapisten kaçmış der jandarmaya koşarak gider Kumandana Bey bana tecavüz eden o alçak hapisten kaçmış ne olur onu yakalayın yoksa yine birinin canını yakacak der ‘’ Kumandan bacım hapisten kaçmış değil devlet o adamı afetti der öfkesinden kadıncağız ağlayarak konuşmaya başlar ‘’vah başıma gelenler devlete ne oluyor o alçak, devletin mi ırzına mı geçti de affediyor. Adalet yerini bulmazsa birileri çıkar adaleti kendi sağlamaya çalışır sonra düzen bozulur gider. Sevgili peygamberimiz eğer hırsızlık eden kızım dahi olsa hiç tereddüt etmem ona cezasını kendim veririm dediğini duymayan yoktur. Namuslu insanların huzur içinde yaşayacağı namussuzların ise olmadığı bir dünyayı bilmem istemeyen var mıdır? Hürmetler bizden efendim.

rsızlık eden kızım dahi olsa hiç tereddüt etmem ona cezasını kendim veririm dediğini duymayan yoktur. Namuslu insanların huzur içinde yaşayacağı namussuzların ise olmadığı bir dünyayı bilmem istemeyen var mıdır? Hürmetler bizden efendim. 


Bu yazı 4120 defa okunmuştur.



Cemal Tatlıdil Diğer Yazıları
Çok Okunan Haberler
Köşe Yazarları
Anketimize Katılın

Sadri Artunç Caddesi Trafiğe Kapatılsın Mı?

Evet
Hayır
Kararsızım