Site En Üstü 728x90 - 970x90

Site Sol Reklam Alanı  120x600

Site Sağ Reklam Alanı  120x600

07-06-2017 Esra OĞUZKAĞAN

Gizli kahraman "oxytocin"

Gözden ırak, gönülden ırak sözü çok doğru. Birine ne kadar çok dokunursak, sarılırsak vücudumuz o kadar çok "oxytocin" yani "bağımlılık hormonu" salgılıyor. Aşkın uzun süreli olmasını da bu hormon sağlıyor.

Cesur kadının zaferi

Vİctor Hugo yıllar önce "Erkekte aşkın ilk belirtisi çekingenlik, kadında ise cesarettir" dediğinde erkeklerin doğasını çözmüş oldu. Ne istediğini bilen ve dile getirmekten çekinmeyen kadın, erkekte aşk alarmları çaldırıyor.

Ah o çapkın gülüş

 Dikkatinizi bile çekmeyen biri gülümsediği anda ne olduğunu anlamadan aşık olabilirsiniz. Psikologlara göre bir kişiyi hedef alarak kalabalığın içinde sadece ona özel olarak bir gülüş fırlattığınızda, bunu hisseden kişi dopamin hormonu salgılamaya başlıyor ve aşık olduğu hissine kapılıyor.

Sen beni koru, ben sana bakayım!

Hiç tipiniz olmayan bir erkek maço tavırlarıyla aşkınızı kazanabilir çünkü bilinçaltınızda sizi koruyacağını kanıtlamıştır. Erkekler ise fiziksel özelliklerini beğenmedikleri anaç bir kadına aşık olabilirler çünkü bu, ona en iyi şekilde bakılacağının kanıtıdır.

Reddedilmenin çekim gücü

 En ünlü davranış bilimcilerinden Alfred Adler'e göre, reddedilen kişinin egosu kendini toparlamak için amansız bir takibe başlıyor. Madonna'nın biyografisinde yazdığı bir cümle de bunu kanıtlıyor: "Reddedilmek en güçlü afrodizyaktır."

Sen benim gözümde en büyüksün!

Aşık insan, sevdiğini öyle olmadığı halde herkesten üstün görür. Ünlü feminist yazar Virginia Woolf'un dediğine göre, "Kadınlar, asırlarca erkekleri olduklarından büyük gösteren aynayı ellerinde tutmanın lezzetli ve büyülü gücü sayesinde arzu objesi haline

geldiler." İşte, fiziksel görünümünü hiç beğenmesek de bizi iyi hissettiren, kendimize güvenimizi yerine getiren insanlara âşık olmamızın nedeni bu kadar basit.

Kaçan balık büyük olur

 Balık kaçınca, erkeklerin avcı genleri, kadınların İse kendilerini ispatlama kaygılan su yüzüne çıkıyor. Aşk zorlaştıkça kıymeti bilinen bir duygu olduğu için elde edemezseniz normalde aşık olmayacağınız bir insana bile aşık oluyorsunuz.

Ayna etkisi

Birinden hoşlandığımızda farkında olmadan onun yaptığı hareketleri yapmaya başlarız. Karşımızdaki saçını düzelttiyse birkaç saniye sonra biz de saçımızı düzeltiriz. Bu da ilgimizin boş olmadığını ve empatinin güçlü olduğunu gösterir. Bizi anlayan, bizim gibi düşünen birine aşık olmak ise an meselesi haline gelir.

Elmanın diğer yarısını arıyoruz

Ana rahmindeki ceninin ilk dönemlerinde hem kadın hem erkek organına sahip olduğu gerçeğinden yola çıkarak Sigmund Freud, bireyin kendini bütün hissetmesinin ancak karşı cinsten biriyle beraber olduğunda gerçekleşeceğini söylüyordu. Kabala ve budizm gibi inançlara göre de kadın ve erkek aslında bir yaratılmış bir varlıktı. Kadın iç enerjiyi, erkek ise dış enerjiyi sağlıyordu. Dünyaya bir can getirme yeteneği verilen bu varlık ikiye ayrılmak zorunda kaldığından beri karşıtını arıyor. İşte bu yüzden zıt kutuplar birbirini çekiyor. Telaşlıysak, bizi sakinleştirecek ağırbaşlı birine âşık oluyoruz.

Kimyamız tuttu

Çok sıkça kullanılan bu laf, aslında bir kadın ve erkeğin farklı bağışıklık sistemine sahip olmasından başka bir şey değil. İçgüdüsel olarak türümüzü devam ettirmek, aşkın bilinçaltındaki tek nedeni. "Varolma Mücadelesi" denilen kavrama göre, doğacak bebeğin hastalıklara yenik düşmemesi için güçlü bir bağışıklık sistemine ihtiyacı var. Annenin bağışıklık sistemi grip, sarılık gibi hastalıklara dayanıklıyken babanınki örneğin kas hastalıklarına dayanıklı olmalı ki, bebek her iki açıdan da korunsun. Biz farkında olmasak da karşı cinsin salgıladığı hormonları ayırt eden burnumuz, onun bağışıklık sisteminin farkına varıyor ve birdenbire âşık olabiliyoruz.

*Aşkın 25 Gizli Şifresi’nden alıntı yapılmıştır.


Bu yazı 344 defa okunmuştur.



Esra OĞUZKAĞAN Diğer Yazıları
Çok Okunan Haberler
Köşe Yazarları
Anketimize Katılın

Sadri Artunç Caddesi Trafiğe Kapatılsın Mı?

Evet
Hayır
Kararsızım