05-02-2015 Esra OĞUZKAĞAN

Lodos'un insanlar üzerindeki melankoli etkisi.. Her birimiz kendimizden daha uzak düşüncelerde, daha başka kıyafetler içerisinde ve bambaşka beden ağrıları içinde yaşıyor gibiyiz.. Oysaki her birimiz aynı rüzgârdaki muazzam toz taneciklerinden ibaretiz.

Birbirimizi ayrı kılan bedenlerimiz, kişiliklerimiz ve karakterlerimiz bizleri inceden bir yalnızlığa bırakıyor gibi.. Çekik gözlüler, siyah tenliler, sarışınlar vs.. Bu ayrımı şöyle yapsak; çok okuyanlar, az okuyanlar.. Çok bilenler, az bilenler.. Bu neye benzerdi biliyoruz..  IQ su yüksek, hmm o benim arkadaşım yahu.. Öyleyse tüm kelimeler benim.. Kelime haznem mi, hazinem mi? En genişi 2x2=4m2 yer için..

Kimseyi ötekileştirmenin bir kazancı yok, yardımcı olun. Sahip çıkın, kendinizi karşınızdakinin yerine koyup, bir ayna da izleyin. Ne kadar zor olabilir ki bir insanı kazanmak! Ne kadar büyük bir vakit kaybı olabilir ki... Dünya var olduğundan bu yana aynı yaştayız..

Siz sokağa atın, ben dışlayım, diğerleri onun yalnızlığını umursamasın.. İçimizde bir karşıt yaratmış olmaz mıyız? Şu üç günlük dünyada düşmanca olmaya ne gerek var. Beni dinlemek istemiyorsan, bu satırları okumayacaksın demek gibi. Ben de senin gibi düşünüyorum işte, insanım. Bu rüzgâra karışmış algımla, önce gençlerimizi düşünüyorum. O gencecik bedenler kötü alışkanlıklar edinmesin..Aileler biraz daha ilgili davransın çocuklarına, dışlanmasın daha 17’ler.. Oy oy ne kadar melankoli yaşıyoruz öyle değil mi? Bazen Suriyeli, Iraklı göçmen, mülteci, sığınmacı adı her neyse, içlerinden herhangi bir insanı görsem üzerimde garip bir burukluk. Çantamdan eksik etmediğim bir meyveyi çocuklarıyla paylaşıyorum. Her biri ışıl ışıl gözlere sahip, üstelik burunları da akıyor. Tıpkı bizler gibi.. Sonra ben ülkemi terk etmezdim diye mırıldanıyorum. Onlar da dönmek istiyoruz, her şey bir düzelse diyor. Aslında hiç konuşmuyoruz. Dua ediyorum, dua ediyoruz.

Aslında kimse yalnız değil, yalnız olmaya imkan yok.. O kadar iyi niyetli insanlar var ki, bizim kültürümüz, mayamız kısacası buna müsaade etmez. Bizim küçük bakkalımız gibi.. Böyledir işte, adımınızı atarsınız ve artık sizi müşterisi gibi görmez, dinler ve bir ağlar bir güler sizinle.. Küçük defterine notlarını alır, maaş zamanında alabildiğini alır. Mutlu eder insanları, insan ayırmaz. Belki çok mağdur olur ama o kazancını düşünmez. Önce insan kazanıldığını bilir çünkü.. İşte Türkiye Cumhuriyeti gibi..  Yok yere olacağını da bilse umut aşılar, ev sahipliği yapar. Karşılıksız severiz biz.. Hadi biraz absürt bir kelime kullanalım “Adamın dibiyiz biz”.. Her dinden insanız. Aynı coğrafyadayız. Bizi adam olmaz, barbar diye niteleyenler, biz beyefendiliğimizin reklamında değiliz. Biz bütünlüğümüzün farkındayız.

Bizi kendisinden ayrı tutanlara, tutunamayanlara dair her şey bu yüzyılda.. Birbirinden kaçar olmuş, ayrım yapmışlar, ayrı kalmışlar! Hiç birlik olamamışlar.. Ah biz Çanakkale’de ne kasırga, Kars’ta ne fırtınalarda boğuştuk..

Ah şu lodos, yok mu lodos.. Ah melankoli! 


Bu yazı 2544 defa okunmuştur.



Esra OĞUZKAĞAN Diğer Yazıları
Çok Okunan Haberler
Köşe Yazarları
Anketimize Katılın

Sadri Artunç Caddesi Trafiğe Kapatılsın Mı?

Evet
Hayır
Kararsızım