08-02-2017 Ömer Erdem

Reklamın iyisi kötüsü olmaz, Safranbolu adı geçsin yeter, aman turistler ürkmesin, sayıları azalmasın, ne kadar çok turist gelirse o kadar iyi, gibi kullanım süresi dolmuş düşüncelerle çok şeyler kaybettik.

Epeydir, Safranbolu adı, Safran adı olur olmaz her ticari ürünün pazarlamasında kullanılır oldu. Nitelik ile nicelik değerlendirmesinde hatalar yaptık. Safranbolu gibi şehirler sanat eseri sayılan şehirlerdendir. Resmin yapmak için ustalar, müziğini çalmak için virtüözler, güzelliğini görmek için kanatlar gerekir.

Şehrin dili yok, kendisi hakkında söylenenlere cevap veremez, sokaklar acılarını dile getiremez, Arnavut kaldırımlar gözyaşı dökemezler. Safranbolu gibi şehirler bir şey eklenirken veya bir şey çıkarılırken bin defa düşünülmesi gereken kültür eserleridir.

Safranbolu ve Safranbolu kültürü kendini savunmak zorundadır. Dalga dalga gelen beton saldırılarına, kerameti kendinden menkul çokbilmişlerin hezeyanlarına karşı koymak bu şehrin bir nefsi müdafaa hakkıdır.

Son zamanlarda gördüğümüz şudur; Safranbolu ve Safranbolu Kültürü kendisine yapılan haksızlıklara,  yozlaşmaya Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfının gür sesiyle itiraz etmektedir. Bu ses umut vermekte geleceğimiz için yüreğimize su serpmektedir.

Bu şehrin sevdalıları olarak, bu çok değerli sivil toplum kuruluşumuzun faaliyetlerini dikkatle izliyoruz. Vakfın yaptıkları, gelecek için planları ve kendine güvenen tavrı bu şehir için büyük kazançtır.

Öyle görülüyor ki; Çok Değerli Başkanları Şefik Dizdar beyefendi Vakfa yeni bir ruh katmış çok değerli bu müesseseyi çok daha değerli bir hale getirmiş. Bu şehirde yaşayanlar ve gelecekte yine bu şehirde yaşayacak olanlar minnettardır. Bu fakir, Safranbolu Kültür ve Turizm vakfının değerli Başkanı ve yöneticileri ile hem şehri olmaktan son derece bahtiyardır.

Doğduğu topraklara vefa borcun ödemeye çalışan ve bunu fazlasıyla yapan Sayın Şefik Dizdar beyefendiyi, vakfın çok değerli yönetim kurulu üyelerini bu olağanüstü tavırları nedeniyle tebrik ediyorum. Görülüyor ki kahramanlar çağı henüz bitmemiştir. Büyük bir Kültür hazinesi olan Safranbolu’nun kendiside Kültür ve Turizm Vakfı gibi bir hazineye sahiptir.

Safranbolu Kültür ve Turizm vakfının sesini, çocukluğumuzun uzun kış gecelerinde çalan ve çaldığı zaman, bizlere güvende olduğumuz hissettiren, bekçi düdüklerinin sesi gibi yüreğimiz titreyerek dinlemeye devam ediyoruz.


Bu yazı 1272 defa okunmuştur.



Ömer Erdem Diğer Yazıları
Çok Okunan Haberler
Köşe Yazarları
Anketimize Katılın

Sadri Artunç Caddesi Trafiğe Kapatılsın Mı?

Evet
Hayır
Kararsızım