04-06-2018 Recai DEMİRSÖZ

Endişe ve korkuların hakim olduğu bir yeryüzünde yaşıyoruz. Kimimiz birey, kimimiz çoğunluktayız, ama her kesin ortak tutkusu yaşamak ve hayatta kalabilmek... Oysa zaman denilen şey büyük insanlığın lehine değil aleyhine işlemektedir. Dolayısıyla okuduğumuz gazeteler ve diğer yayın organları, çoğunlukta çıkarları için birilerini pohpohlarken, az bir kısmı, görünen köyün acılarını yazmaktadır.

Ne demişti büyük usta, Nazım 'Büyük insanlık şosede yaya/Trende üçüncü mevkii' Büyük ustanın ölümünün 65’ci yılı, sürekli insanlığa dair şiirler yazmış ve halen geleceğin bir umut olduğunu düşünmüştü, ama hiçbiri olmadı. 65 yıl sonrada yeryüzü aynı ve o günden bu güne bir yığın insan, acılara gömülüp yitip gitti... Var olan çok az umut, halen geleceğin bir gün düzeleceği için varlığını sürdürüyor.

'Yaşamak bir ağaç gibi, tek ve hür/Bir orman gibi kardeşcesine/Bu hasret bizim' keşke öyle olsaydı. Ne bir ağaç tek ve hür, nede ormanlarımız kardeşçesine yaşamlarını sürdürebiliyor. Ormanlarımız bir bir yanarken, geriye kalanlar ise kaderleri ile baş başa ve bu hasret halen hepimizin.

Tüm bunlar olurken bir geleceği adımlamaya çalışıyoruz, yazımın başında da belirttiğim gibi, kimimiz yapayalnız, kimimiz çoğuz dünyasında. Bazen Alman filozof Hegel'in şu sözleri tırmalıyor kulaklarımızı 'Bundan böyle yeryüzünde sanat ve tarih bitmiştir' (1770-1831)yılları arasında yaşamış Hegel, bu sözleri boşuna söylememiştir. Artık günümüzde sanatın ve tarihin fazla esamisi okunmasa da, insanlığı insan yapan, kitaplar okunmazken, kitap evleri ve sanat galerileri hızla kapanmakta... Geriye ise Hangi Gelecek kaygısı var. Acı, ama gerçek…


Bu yazı 5335 defa okunmuştur.



Recai DEMİRSÖZ Diğer Yazıları
Çok Okunan Haberler
Köşe Yazarları
Anketimize Katılın

Sadri Artunç Caddesi Trafiğe Kapatılsın Mı?

Evet
Hayır
Kararsızım