03-12-2018 Recai DEMİRSÖZ

Neyzen Tevfik'i yazmak biraz zor olsada, en son istanbul'a gittiğimde, Kartal Yakacık'da kaldığım bir akrabamın yanından, Kartal, Rahmanlar'a doğru yürürken, bir ara Kartal Mezarlığında, duvara asılı bir mermer yazı gördüm. Neyzen Teyfik'in mezarı buradadır diye... Mezarlık kapısından içeri girdim, mezarlık görevlisine, Neyzen Tevfik'in mezarı nerede diye sordum. Görevli gösterdi. Mezarın başına gittim, mermerden bakımlı birmezar, mezar taşının bir bölümünde, 'Ney'resmi vardı. Diğer tarafta, doğum ve ölümü ve bunun yanında hicivle yazılmış, Neyzen'e ait bir dörtlük vardı. okudum ve aklımda tutumayacağını anladığım için, giriş kapısında, görevliye yürüdüm. Görevliye bir kağıt kalem verebilirmisin dedim. Görevli önce kızdı, az önce mezarını soran kişi niye bu kez, kağıt kalem istiyor diye, ama kırmadı. Bir dakika dedi kulübesine girdi ve bir kağıt kalemle gelip bana uzattı. Tekrar mezarın başına gittim. Önce doğumunu ölümün yazdım. Doğumu Neyzen; 24. Marat. 1879 yılında, Bodrum'da doğduğu, fakat mezar taşında 1880 yazılıydı. Ölümse 28. Ocak. 1953'dür. Mezar taşında ki hicivse şöyle...

Sen surete bakmakla hüküm verme sakın/ Gel sireti gör/ Hakkı temaşa ediyor/ Hep Neyzeni serhoş görüyorsan ne çıkar/Meyhanede bak, kabeyi inşa ediyor.

Neyzen Tevfik, Rüştiye Mektebi mualimi Kasım Fehmi beyin oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Fakat küçük yaşatan itibaren artan sara hastalığı nöbetleri, Neyzeni okulundan ayrı koyar. Bir ara Urla'da ünlü bir neyzen olan berber Kazıml'a tanışır ve ondan ney dersleri almaya başlayan Neyzen Tevfik kısa sürede usta bir Neyzen olur. Fakat onca parayı pulu geri çevirirek bohem bir hayat sürer ömrü boyunca. Neyzen her zaman Atatürk ve devrimlerine saygı duyduğu kadar, Atatürk'de çok sever. Fakat etrafında ki bukelemun gibi değişen insanları gördükçe, kendi yalnızlığına bürünür ve hiç kimseye minnet etmez. Ara Güler'in objektifinden Neyzen'e baktığımızda ayağında yırıtık ayak kabılar üst baş perişan ve hayata gülümseyerek neyini üflediğini gözlemleriz. Belki böyle insanlar için sayafalar dolusu yazılar yazabiliriz, ama bu değerlerin kıymeti hiçbir zaman bilinmedi ülkemizde ve de bu tür değerler halen var ve de olmaya devam edecek.

Neyzen Tevfik 1953 yılında vefat ettiğinde, caneze namazı Beşiktaş, Sinan Paşa Camiinde kılınır ve üstleri başları perişan sokak insanları, çeşitli üniversitelerden profesörlerin katıldığı cenaze, belkide Atatürk'ten sonra en kalabalık cenaze olmuştur. İnsanların kalabalığı nı Barbaros Bulvarı almamıştır. Neyze'nin sürekli boynunda taşıdığı kolyede ise; eski yazı ile 'Hiç' yazılmaktaydı. 


Bu yazı 170 defa okunmuştur.



Recai DEMİRSÖZ Diğer Yazıları
Çok Okunan Haberler
Köşe Yazarları
Anketimize Katılın

Sadri Artunç Caddesi Trafiğe Kapatılsın Mı?

Evet
Hayır
Kararsızım