22-01-2018 Recai DEMİRSÖZ

Bir nehir düşünün, zaman zaman etrafını okşayarak akar ve an gelir o nehir azgınlaşır ve tarafında ne varsa silip süpürür, hızını daha sonra ulaştığı denizde veya bir gölde alır.

İnsan ömrü de öyledir. Hızla akan bir nehre benzer. Biz insanoğlu bu hızla geçen zaman içinde, bir yerlere tutunmak için uğraş veririz, ya tutunuruz ya da ömür denilen şey biter. Dolayısıyla öteden beri yazarım bir canlının bu evrende bir kereye mahsus yaşama hakkı vardır. Evren ikinci hakkı tanımamıştır canlılara...

Akşam evime çekilince, dış dünya ile bağlantımı kuran televizyon alıcısını açıyorum ve sürekli iç açıcı haber olmadığı için, haberden habere geçiyor; sonuç bıkkınlık veriyor ve bir belgesele takılıyorum, ama hafızama o haberlerde izlediğim, usumdan silinmeyen görüntüler kalıyor.

Her şeyden önce bir sanat emekçisiyim. Yaptığım eserler salt insan aklını kurcalayan unsurlar netliğini taşımakta olup, anlatı üzerine kurulu... Zaman denilen şey sana güzel yansımıyorsa, asla güzellik denilen kavramı var edemizsin. Kaldı ki güzellik denilen şey sana asla görünmez. Kimileri her şeyi güzel görebilir, ama o güzel görünen şey onların gözü ile güzelmiş gibi görünür. Şöyle ki insanoğlu binlerce yılıdır salt aklın bir yerlere ulaşabilmesi için bedeller ödemiştir. Bundan 2500 yıl öncesi, sırf düşüncesinden ötürü, baldıran otu ile zehirlenerek öldürülen, Sokrates'in vermiş olduğu savaş, salt insanlığa dahildir.

Sosyologlar derinlemesine yazmış ve kötümser bir tablo... İstanbul'da bir araştırma hastanesine bir yılda 115 hamile çocuk başvurmuş. Bu konuyu derinlemesine irdelemek istemiyorum. İstanbul'da 15 yılım geçti... Bu metropolün arka sokaklarında ne acıların yaşandığın gördüm. Hatta bu acılar yazar Orhan Kemal'in öykü ve romanlarına dahil olmuştur. Kaldı ki İstanbul sadece birileri için İstanbul'dur. Bir başkaları için içinden çıkılmaz bir yerdir.

Şu anda, Suriye sınırında yine hareketlilik var ve 200 yakın insan sınırımıza doğru ilerliyor. Türk Kızılayı bu insanlar için çadırlar kurup, yiyecekler dağıtıyor. İnsanlar perişan ve mevsim kış... Çocukların ayağında ayakkabı çorap yok... Yalınayak... Tüm bunlar olurken acımasız emperyalizm mutlu... Çünkü o bölgeden istediği petrolü, istediği gibi alıyor. İnsanlığın ileride daha ne kadar acı çekeceği bir muamma... Zamanın içinde acı bir sürükleniş ise devam ediyor.


Bu yazı 251 defa okunmuştur.



Recai DEMİRSÖZ Diğer Yazıları
Çok Okunan Haberler
Köşe Yazarları
Anketimize Katılın

Sadri Artunç Caddesi Trafiğe Kapatılsın Mı?

Evet
Hayır
Kararsızım