Bu Yazı :13/04/2020 12:24 Tarihinde Eklendi 2498 Kez Okundu

VİRÜSLE YAŞAMAK...

'Yeryüzünde bir gün öneceğini bilen tek canlıdır insan.' Öyle ki yeryüzü artık biz insanlığa bir cennet gibi sunulmuş bir olgu değil artık!İnsanlık tüm gelişmişliği ile bir karalık çağı yaşıyor konumda...Çünkü yeryüzüne nasıl ve ne şekilde servis edilen virüsün,nasıl son bulacağnı artık bilim dahi çözmekte zorlanıyor.Her gün onlarca yorum vs.ler bir türlü ölümlerin önünü kesemiyor.Ülkemizde ölüm oranları azaldı derken,birden 95 gibi bir can kayı ile yukarılara tırmanabiliyor.asıl mesele gelişmiş ülkelerin ölüm oranlarnın 10 binlerin üzerinde olması ve bu gelişmiş ülkelerin,geçmişte yatırımlarını başta silah sektörü ve teknoloji olasına rağmen,bizim gibi ülkelerden,maske dahil bazı şeyleri istemesi,düştükleri son durumu ortaya sermektedir.Çünkü her insan nasıl hayatta kalabilirim kaygısındadır.
 
Kimi bilim adamları ise hızla artan dünya nüfusunu asgariye indirmek için,yapılan ve önüne geçilemeyen şeylerden söz ediyor.Örneğin insanoğlu var olduğundan bu güne yani,İkinci Dünyü Savaşının bittiği yıl 1945 de,tüm dünya nüfusu 2,5 milyarken,45 yıl içinde nasıl 8 milyarlara ulaştı ve 2075 yılında eğer önlem alınmazsa,dünya nüfusunun 25 milyarlara ulaşacağından söz etmektedir.Bu nüfus artışı ile birlikte bir çok ülke yok olacak ve gelir kaynakları hızla azalacaktır.Bu veriler ne kadar doğru bilmiyorum,ama bu güne gelindiğinde vahim tablo zaten ortada...Çünkü 21.ci yüzyılda tüm argümanlar kullanılmış olup,kötümser bir zaman belirginliğini göstermektedir.Başata az gelişmiş ülkeler,gözünün yaşına bakmaksızın,ekilebilir yereliri,sanayi ve başka şeylerle dolduruken,ülkelerini zor durumda bırıktıklarının bilincindelerdir sanırım.Çünkü 1947'de kurulan İsrail her şeyin bilincinde olup,yaşam yerlerini işe yaramaz yerlerde inşaa etmişlerdir.ekilebilir alanlar korunduğu gibi,neredeyse dünya tohum ihtiyacını bu ülke karşılamaktadır.
 
Son söz;virüsle yaşam zor olsa da,yaşadığımız kadar yaşamaya mecbur olduğumuz bir realite...Çünkü yeryüzünün tablosu iç açıcı olmadığı gibi,artık ülkelirin gençliği geleceğin bir umut olmadığının vurgusun yapmaktadırlar.Otomobiller,uçaklar,fabrikalar ve paranın gücü,derin bir düşüncenin içine düşmüş vaziyette...